eurotimesturkey.org
EuroTimes Türkiye HİKAYELER

BEYAZ KATARAKTLAR

Colin Kerr

Gönderildi: Cts 2, Eyl

ESCRS Kongresinde sunulan bir çalışmaya göre, bir femtosaniye lazerine kullanılması, geleneksel manüel fakoemülsifikasyona kıyasla, şişkin beyaz kataraktların çıkarılması için daha güvenli bir yol sunabilir.

İspanya, Barselona’da yapılan 33. ESCRS Kongresinde sunulan bir çalışmaya göre, bir femtosaniye lazerine kullanılması, geleneksel manüel fakoemülsifikasyona kıyasla, şişkin beyaz kataraktların çıkarılması için daha güvenli bir yol sunabilir.

Dr. Ozana Moraru “Bir femtosaniye lazeri satın alıp çalıştırmanın yüksek maliyetiyle ilgili kimi anlaşmazlıklara rağmen, bu cihaz beyaz kabarık kataraktlar gibi zor olgularda kendine bir yer bulmaktadır. Bu cihazı kullanmanın getirdiği en büyük avantaj kapsülotomi aşamasındaki ileri güvenliği olup anterior kapsülün aşınması riski çok daha düşüktür. Bu sonuç, ileri intraoperatif komplikasyon riskini ve bunun sonucunda daha kötü uzun vadeli göz içi lens stabilitesi ve merkeziliği riskini en aza indirmektedir” dedi.

Bununla beraber, bu teknolojinin herhangi bir suretle mükemmel olmadığını belirten Dr. Moraru femtosaniye lazer destekli katarakt cerrahisiyle (FLACS) birliktelik gösteren komplikasyonların riskini daha da azaltmak için gerekli iyileştirmelerin devam ettiğini ifade etti. Romanya, Bükreş’deki Özel Oculus Göz Kliniğinin Medikal Direktörü Dr. Moraru, kabarık beyaz kataraktı tamamen beyaz bir mercekle birlikte korteksin sıvılaşıp basınç altında olduğu, fundusun görülemediği, ön kamara derinliğinin 2.5 mm’nin altında olduğu ve özel A-scan paterni sergileyen bir durum olarak tanımladı.

“Bu olgular cerrah için daima zorlayıcı olmuştur. Anterior kapsülotomi ve sürekli kurvilinear kapsüloreksis (CCC) açısında tek veya birden çok alanda aşınma ve düzensizliğin yanı sıra çok belirgin “Arjantin bayrağı” belirtisi riskleri yüksektir. “Manevraya çok az alan bırakan sığ ön kamara, alttaki sert kahverengi nükleus, küçük pupil ve yüksek göz içi basıncı gibi düşünülmesi gereken diğer konular da bulunmaktadır” diyerek devam etti.

ÇALIŞMA SONUÇLARI

Dr. Moraru’nun çalışması, Mart 2014 ile Mart 2015 arasında ameliyat edilen 42 ila 75 yaşlarındaki 56 hastada 56 gözü içeriyordu. Tüm gözler, sığ ön kamaralı beyaz şişkin kataraktlı göz olarak sınıflandırıldı. 38 gözde manüel cerrahi yapılırken kalan 18 hasta FLACS ile tedavi edildi. Primer sonuç ölçütleri içerisinde toplam ameliyat süresi, her cerrahi adımın güçlüğü ve intraoperatif komplikasyonlar yer alıyordu.

Dr. Moraru ameliyatın manüel fako grubunda genelde daha güç olduğunu belirtti. “CCC daha güçtü. Daima kapsülü boyama ihtiyacı duyduk ve bazen kapsüloreksis tam olarak merkezde değildi veya düzensizdi veya yüksek perifere gitme riski nedeniyle sonlandırıldı”.

Aksine, femtosaniye lazerle oluşturulan kapsüloreksisler düzenli ve tam merkezdeydi ve boyamaya sürekli ihtiyaç duyulmadı. Genelde, femtosaniye lazerle işlemin daha kolay, daha hızlı ve daha güvenli olduğunu belirtti.

Dr. Moraru, çalışmadaki komplikasyonların tamamının CCC’ye bağlı olduğunu belirtmiş olup standart fako grubunda yedi olguda istenmeyen olay yaşandı: Üç kısmi reksis sonlanması, üç Arjantin bayrağı belirtisi ve bir periferde sonlanma. Femtosaniye lazer grubunda, iki gözde manüel cerrahiyle tamamlanan eksik CCC kaydedildi. Toplam ameliyat süresi standart grupta 12.53 dakika ve femtosaniye grubunda 14.61 dakika idi.

“Bu sonuç temelde fiksasyon güçlüğü nedeniyle uzayan femtosaniye lazerin docking (konumlama) süresine bağlıydı. Bunu doğru yapabilmek için küçük bir öğrenme eğrisine ihtiyaç duyuluyor” dedi.

DAHA HIZLI VE DAHA GÜVENLİ

Bulgularını özetleyen Dr. Moraru, beyaz şişkin kataraktta FLACS tekniğinin ana faydasının manüel yönteme kıyasla daha hızlı ve daha güvenli olan anterior kapsülotomi aşaması olduğunu belirtti. Nükleusun kesilmesi, emülsifikasyon ve fragmanın çıkarılması açısından iki yaklaşım arasında hiçbir farklılık yoktu. Bu seride komplikasyonların büyük bölümü minör olmasına rağmen, CCC’nin sonlandırılmasından sonraki potansiyel ciddi komplikasyon riskinin hafife alınmaması gerektiğini ifade etti.

“Bizim serimizde, beyaz kataraktın çıkarılmasına kullanılan iki teknik arasındaki fark, son yıllara kabarık beyaz kataraktlarda yoğun deneyime sahip cerrahlara göre istatistiksel olarak anlamlı değildi. Bu sonuç, bu olgularda standart fakodaki düşük komplikasyon oranını açıklamaktadır, ancak bu tür karmaşık olgularla ilgilenmeye pek alışık olmayan cerrahlarda muhtemelen daha yüksek olacaktır” dedi.

Ozana Moraru: ozana@eye.ro

Dr. Ozana Moraru’nun izniyle