eurotimesturkey.org
EuroTimes Türkiye HİKAYELER

GÜVENLİ VE ETKİLİ

Colin Kerr

Gönderildi: Cts 2, Eyl

ESCRS Kongresinde sunulan bir çalışmaya göre, korneal crosslinking (CXL) LASIK’in tetiklediği keratektazinin ilerleyişini durdurmada veya kısmen geri döndürmede minimal komplikasyonla birlikte güvenli ve etkili bir yol sağlıyor gözükmektedir.

ESCRS Kongresinde sunulan bir çalışmaya göre, korneal crosslinking (CXL) LASIK’in tetiklediği keratektazinin ilerleyişini durdurmada veya kısmen geri döndürmede minimal komplikasyonla birlikte güvenli ve etkili bir yol sağlıyor gözükmektedir.

Dr. Denise Wajnsztajn “Üç yıla varan takip süreli çalışmamız, CXL’in birinci yılda olguların yüzde 88’inde, ikinci yılda yüzde 96’sında ve üçüncü yılda yüzde 100’ünde LASIK sonrası ektazinin ilerleyişini durdurduğunu gösterdi. En iyi düzeltilmiş görme keskinliği (BCVA) hastaların yarısından fazlasında bir veya daha fazla sıra iyileşti ve hastaların yüzde dokuzundan azında iki sıra BCVA kaybı kaydedildi” dedi.

LASIK sonrası ektazinin refraktif cerrahinin nadir komplikasyonu olduğunu söyleyen Dr. Wajnsztajn LASIK sonrasında ilerleyici merkezi veya inferior korneal dikleşme, kornea stromasının incelmesi ve görme keskinliği kaybıyla sonuçlandığını bildirdi.

Bu hastalığın kesin insidansı bilinmese de Dr. Bradley Randleman tarafından yapılan çalışmalar eski tarama teknolojisiyle her 2.500 olguda bir rakamını ve uygun tarama yöntemleriyle her 5.000 olguda bir veya daha düşük bir insidans değerini vermektedir.

“CXL, LASIK sonrası ektazinin ilerleyişini durdurabilen veya geciktirebilen tek yöntem olmasına rağmen, ileri bozulmayı önlemek için işlemin uzun vadeli etkisiyle ilgili veriler kısıtlıdır” diyerek devam etti.

Dr. Wajnsztajn, Ağustos 2007 ile Temmuz 2015 arasında LASIK sonrası ektazi için CXL yapılan ortalama 34 yaşındaki 29 hastada 36 gözün retrospektif derlemesini sundu. Tüm CXL işlemleri, normo- veya hipo-tonik riboflavinle standart Dresden protokolü kullanılarak gerçekleştirildi.

Sonuçlar, 12 ay, 24 ay ve üç yıl sonraki korneal topografi (Kmax) açısından iyi stabilite gösterdi. Kmax sonuçları 12.ayda hastaların % 59’unda iyileşme (bir veya daha fazla dioptri azalma) gösterirken yüzde 29’unda stabilite ve %12’sinde kötüleşme (bir veya daha fazla dioptri artış) gösterdi. Yirmi dördüncü aydaki rakamlar % 62.5 iyileşme, % 33 stabilite ve yüzde 4 kötüleşme idi. Bu eğilim 36.ayda devam etmiş olup % 65’inde iyileşme, % 35’inde stabilite şeklindeydi ve hiçbir hastada kötüleşme gözlenmediğini bildirdi.

BCVA sonuçlarının da cesaret verici olduğunu belirten Dr. Wajnsztajn, 36.ayda hastaların % 59’unda iyileşme, % 29’unda stabilite ve yüzde 12’sinde düşüş gözlendiğini ifade etti. Çalışma dönemi boyunca iki sıradan fazla BCVA kaybı bulunmuyordu.

İstenmeyen olaylar, erken oküler yüzey komplikasyonuna sahip altı hastada gözlendi: İki gözde steril infiltrat (kontak lensle ilişkili), bir gözde hafif diffüz lamellar keratit (DLK) ve üç gözde 1 mm’den az periferal içe büyüme. Beş gözde korneal pus bulunduğunu, ancak BCVA kaybıyla birliktelik göstermediğini de sözlerine ekledi.

Denise Wajnsztajn: denisewaj@gmail.com