eurotimesturkey.org
EuroTimes Türkiye HİKAYELER

YENİ AB EXTERNO CİHAZI

Colin Kerr

Gönderildi: Cts 2, Eyl

ESCRS Kongresinde Dr. Galina Dushina tarafından sunulan bir çalışmanın sonuçlarına göre, yeni Schlemm kanalı genişletme cihazı Kumar SCE-2’nin ab externo yaklaşımı ile implantasyonu ve eş zamanlı standart katarakt cerrahisi iyi bir güvenlik profiline sahiptir ve katarakt ve glokomu bulunan hastalarda göz içi basıncında dramatik düşüş sağlayabilir.

İspanya, Barselona’da yapılan 33. ESCRS Kongresinde Dr. Galina Dushina tarafından sunulan bir çalışmanın sonuçlarına göre, yeni Schlemm kanalı genişletme cihazı Kumar SCE-2’nin ab externo yaklaşımı ile implantasyonu ve eş zamanlı standart katarakt cerrahisi iyi bir güvenlik profiline sahiptir ve katarakt ve glokomu bulunan hastalarda göz içi basıncında dramatik düşüş sağlayabilir. Moskova’daki Rusya Tıp Enstitüsü, İnsanların Kardeşliği Üniversitesi, Oftalmoloji Bölümünden Dr. Rushina “kombine cerrahi ile GİB’de anlamlı düşüşle ve herhangi bir majör komplikasyon olmaksızın başlangıçtaki hipotansif ilaçların kullanılabilmesiyle sonuçlandı” dedi.

schematic_representation_of_the_device-photo-courtsy-Kumar-Vinod-e1479310752607

Kontrollü ve randomize olmayan girişimsel olgu serisi, kataraktı ve açık açılı glokomu olup kombine cerrahi uygulanan 19 hastada 19 gözü içerdi. Hastaların ortalama yaşı 73.3 yıldı, tamamında maksimum dozdaki antiglokom ilacına rağmen GİB 21 mmHg’nin üzerindeydi ve tamamı Schlemm kanalı genişleticisinin implantasyonunda sonra 18 aydan uzun takip süresine sahipti.

Dünya Glokom Derneğinin tam başarı kriterleri (ilaç kullanımı olmaksızın GİB’de %20’den fazla azalma veya GİB’nin 18 mmHg veya altında olması) 15 hastanın yedisinde (yüzde 47) altıncı ayda ve 12 hastanın dördünde (yüzde 33) 12.ayda karşılandı. Kısmi başarı (antiglokom ilaçları kullanılarak GİB’de aynı düzeyde düşüş) hastaların yüzde 40’ında altıncı ayda ve yüzde 50’sinde 12.ayda elde edildi.

İlaveten, ortalama GİB preoperative 23.1 mmHg’den altıncı ayda 11.8 mmHg’ye yüzde 41.1 düşerken (p = 0.0000007) ve preoperatif 23.6 mmHg’den 12.ayda 12.5 mmHg’ye yüzde 45.4 azaldı (p = 0.000001). Ayrıca, hastaların kullandıkları GİB’yi düşüren ilaçların ortalama sayısı preoperatif 2.6’dan altıncı ayda 0.7’ye (p = 0.0000001) ve 12.ayda 1.1 (p = 0008) azaldı.

Kumar SCE-2, iç lümen çapı 0.12 mm olan 2.5 mm ila 3.0 mm uzunluğunda ve 0.04 mm kalınlığında tıbbi kalitede paslanmaz çelik telden oluşan ve Schlemm kanalına benzer bir eğriliğe sahip bir sargıdan (coil) oluşmaktadır. SCE-2, Kumar SCE’nin ikinci neslidir ve Uzm. Dr. Kumar Vinod, Uzm. Dr. Mikhail Frolov, Dr. Dushina ve Dr. Elena Bozhok tarafından geliştirilmiştir. Bu cihazın patenti Moskova’daki Rusya Tıp Enstitüsü İnsanların Kardeşliği Üniversitesine aittir.

Üç aşamalı işlem

Dr. Dushina ve meslektaşları kombine glokom ve katarakt girişimini üç aşamada gerçekleştirdi. Birinci aşama derin sklerektomi ile benzer olup skleral flapler oluşturuldu ve Schlemm kanalı 3.0 mm açıldı, ancak Descemet penceresi oluşturulmadı. İkinci aşama kataraktın fakoemülsifikasyonu ve göz içi merceğinin yerleştirilmesidir.

Son aşama ise Schlemm kanalının 5.0 ila 6.0 mm’lik segmentinin bir oftalmik viskocerrahi cihazıyla viskodilatasyonunu içermekte olup bunu özel olarak tasarlanmış ve kanalla benzer kıvrıklığa sahip 0.2 mm çapındaki bir paslanmaz çelik mikro-prob üzerine oturtulmuş kanal genişletme cihazının Schlemm kanalının ostiumlarından yerleştirilmesi takip etti. Skleral genişletme cihazı yerine bırakıldıktan sonra prob çıkarılır ve Schlemm kanalı genişleticisi geride bırakılır. Skleral ve konjunktival flepler su geçirmez şekilde kapatılıp sütürlenerek işlem sonlandırılır.

İntraoperatif komplikasyon içerisinde beş olguda Schlemm kanalının yetersiz viskodilatasyonuna bağlı mikroperforasyon ve bir olguda posterior kanal yırtığı yer alıyordu (yüzde beş). Ameliyat sonrası dönemde, iki olguda (yüzde 10) GİB’yi kontrol etmek için YAG lazer trabekülotomi gerekti. Hipotoni, endoftalmi veya sığ ön kamara olgusu bulunmuyordu. İlaveten, hiçbir olguda giriş yerinde enflamasyona rastlanmadı.

“İmplantın yerleştirilmesinin kolay olduğunu ve hastaların hızla iyileştiklerini belirledik. Daha uzun takip süreli ve daha büyük grupların incelendiği randomize, kontrollü ve karşılaştırmalı çalışmalar, tekniğin etkinliğini doğrulamak için gerekmektedir” Dr. Dushina sözlerini bu cümlelerle noktaladı.

Galina Dushina: dushina_galina@mail.ru

Uzm. Dr. Kumar Vinod’un izniyle.